Dünyanın en ünlü kadın mimarı olan Zaha Hadid 1950 yılında Bağdat’ta dünyaya geldi. Hadid, Bağdat Amerikan Üniversitesinde Matematik Bölümünü bitirdikten sonra Londra’da mimarlık eğitimi almıştır. Londra’da kendi ofisini kurmuş birçok üniversitede eğitmenlik yapmıştır. Hadid’in özgün mimari anlayışı Dekonstrüktivizmin temelini atmasıyla mimarlıkta yeni bir döneme kapı açmıştır. Eserleriyle iç mekanla dış mekan arasındaki sınırları kaldırarak bir yapıyı oluşturan mimari özelliklerin bütünlüğünü parçalayan Hadid yüzey oyunları, dış cephenin kaydırılması ve stil imzası olan eğriler ve dalgalarla binalarına hayat vermektedir. Sanatçı 2004 yılında mimarlığın Nobel’i sayılan  Pritzker Mimarlık Ödülü’nü alarak bu ödüle sahip ilk kadın mimar omayı başarmıştır. 2016 yılında hayatını kaybeden sanatçının eserleri ilham vermeye devam etmekte.

Vitra İtfaiye Binası

Weil Am Rhein, Almanya (1990-1994)

Bu proje, Vitra’nın geniş fabrika kompleksinin kuzeybatı kesiminde yer alacak bir itfaiye merkezi için hazırlanmış. İhtiyaç programı çevre duvarlarını, bir bisiklet parkını ve birkaç küçük öğeyi kapsıyor. Fabrika kompleksi büyük boyutlu kitlelerden oluşuyor ve tüm yapıları bir bütün haline sokan herhangi bir ana strüktür mevcut değil. Yerleşim alanı düzenlenecek bir peyzaj gibi ele alınarak, fabrikanın gelecekteki gelişmesini yönlendirmek amaçlanmış. İtfaiye merkezinin yapımı için ana giriş kapısından Sandalye Müzesi’ne kadar olan bölge seçilmiş ve yapı bu 500 metre uzunluğundaki bölgenin bir kenarını oluşturacak biçimde tasarlanmış. Bölgenin yapay bir peyzaja dönüştürülerek, işçi kulübü ve spor alanı gibi kamuya açık işlev alanlarını içerecek biçimde ele alındığı görülmekte.

Riverside Müzesi

The Riverside Müzesi – Glasgow, İskoçya (2011)

Riverside Müzesi’nin mimarı tasarımı için yapılan yarışmayı Zaha Hadid kazanmıştır. Hadid’in diğer tasarımlarına göre daha yumuşak hatları bulunan yapı bulunduğu alanla iç içe bir halde. Adını, inşa edildiği alanda bulunan Clyde Nehri’nden alan bina, zigzag formlu çatısıyla da bu nehri sembolize etmekte. İskoçya’nın Guggenheim’ı olarak anılan bina ulaşım müzesi olarak kullanılıyor.

Guangzhou Opera Binası

Guangzhou Opera Binası – Guangdong, Çin (2010)

Guangzhou Opera binası Guangzhou’nun kalbinde, Pearl Nehri’ne hakim yeni kültür merkezi bölgesinde yer almakta. İki farklı formu bir araya getiren bina, şehrin kültürel birikimini modern mimariyle buluşturmayı amaçlıyor. Nehir ve liman manzaralı binada cam, beton ve çeliğin uyumu göze çarpıyor. Cam cepheleri, taş kaplama panelleri ve çatı drenaj sistemlerini içeren yaklaşık 32,000 metrekarelik cephe tasarım paketleri Çin merkezli KGE – CAE firmasının danışmanlığı ile gerçekleşen projede özellikle cephe ile strüktürün birleştiği noktalardaki detaylar görülmeye değer.

Phaeno Bilim Merkezi

Phaeno Bilim Merkezi – Wolfsburg, Almanya (2005)

İlk başta sanat müzesi olması düşünlen yapı daha sonra Wolfsburg’da bulunan sanat müzesiyle rekabete girmemesi için bilim merkezi olması kararlaştırıldı. Yapı İsviçre’deki bilim merkezi örnek alınarak yapılmıştır. Hadid’in genel mimari anlayışını ve geçmiş eserlerinde kullandığı unsurları bu yapıda da görmekteyiz. Bilim merkezi, geometrik yapısıyla uzun süren, özel bir inşa ve mühendislik sürecinin bir ürünü. 154 metre uzunluğundaki bina havada süzülüyormuş gibi görünmektedir.

Haydar Aliyev Kültür Merkezi

Haydar Aliyev Kültür Merkezi – Bakü, Azerbaycan (2012)

Şehrin Sovyet dönemi tarzındaki köşeli mimarisinden uzak, fazlasıyla kıvrımlı bir tasarıma sahip olan kültür merkezi, müze, konferans salonu ve sergi alanını barındıran bir kompleks bütünüdür. Yapı Azerbaycan mitolojisindeki Hazar Denizi’ nin yükselişini yansıtmaktadır. İnşası sırasında evlerinden tahliye edilenlerden ötürü insan hakları savunucularının eleştirilerine maruz kalmıştır. Bosna ve Sırbistan’dan işçilerin zorla çalıştırıldıklarına dair şikayetlerde bulunmaktadır. Yapı maliyetiyle de eleştiri oklarına maruz kalmıştır. Maliyeti yaklaşık 250 milyon dolardır.

Galaxy Soho

Galaxy Soho – Pekin, Çin (2012)

Hadid’in gelecek temasını sıklıkla işlediği bina olan Galaxy Soho, köprü ve platformlarla iki tarafı birbirine bağlanan dev bir kanyonu andırıyor. Ofis, rezidans ve mağazalara ev sahipliği yapan 18 katlı eser, geleneksel Çin mimarisinden de ögeler taşımakta.

Evelyn Grace Akademi

Evelyn Grace Akademi – Brixton, Londra (2010)

Altından geçen koşu parkuruyla Hadid’in en özel projelerinden biri olan bina, yoğun yerleşimin olduğu bir mahallede yer alıyor. Tesis, eğitim imkanlarından daha geniş bir kesimin yararlanmasını sağlamak ve herkese açık şehirli bir mekan yaratma amacıyla tasarlanmış.

MAXXI Ulusal 21. Yüzyıl Sanatları Müzesi

MAXXI Ulusal 21. Yüzyıl Sanatları Müzesi – Roma, İtalya (2009)

Roma’da bulunan yapı şehrin en uzak kısımlarından birinde bulunmaktadır. Müze MAXXI Architettura, MAXXI Arte olmak üzere iki bölgeye ayrılmıştır. Yapı restore edilmiş Montello askeri kışlası ve Hadid’in yeni tasarımından oluşur. Hadid beton, çelik ve cam kullanılarak tasarladığı bina, sıra dışı formu ve çevresindeki binalarla zıtlık içerisinde. MAXXI sadeliği sayesinde çevresiyle bütünleşmekte.

Bergisel Kayakla Atlama Kulesi

Bergisel Kayakla Atlma Kulesi-  Bergisel, Avusturya (2003)

Bergiselschanze’de ilk yarışma 1920’lerde düzenlenmiştir. O yıllarda basit ağaç yapılı rampalar kullanılmaktayken 1930’lardan sonra rampa ciddi anlamda inşa edilmiş ve 1964 Kış Olimpiyatlar için tekrar gözden geçirilmiştir. Son hali ise 2003 yılında mimar Zaha Hadid tarafından tasarlanmıştır. Hadid’in kıvrımlı mimari anlayışı ve imzası olan dalgalara burada da rastlamaktayız.

Zaragoza Köprüsü

Köprü Pavyonu – Zaragoza, İspanya (2008)

Hadid’in glayöl çiçeğinden ilham alarak tasarladığı köprü, Ebro nehri üzerinde yer alıyor.  Köprünün dış kaplaması için Fiberglasla güçlendirilmiş betonarme sistemi kullanmıştır. Bu malzeme ile yaklaşık 29.000 adet fibreC adı verilen ve her biri farklı gri tona sahip kaplamalar ile bütün köprü kaplanmıştır. Köprü, 280 metre uzunluğundadır. Üzerinde sergi alanları da yer alan köprüden, her saat yaklaşık 10.000 ziyaretçi geçmektedir.

 

Duygu Gencer
Hacettepe Üniversitesin’de sanat tarihi bölümünü bitirdikten sonra eğitimini art management üzerine yönlendirdi.
Farklı mecralarda yazdıktan sonra kafasındakileri daha iyi yansıtmak için yeni bir oluşum sürecine girdi ve bu süreçte Fovart’ı oluşturdu. Çalışma hayatına Borusan Contemporary’ de devam etmektedir.
İletişim için duygugencer@fovart.net adresinden ulaşabilirsiniz.